KALP VE DAMAR CERRAHİSİ

Varis nedir?
Dünya genelinde en çok görülen hastalıklardan biri olan varis; toplardamarların içindeki kanın aşağıdan yukarıya doğru taşınmasına yardımcı olan kapakçıkların, iyi çalışmaması nedeniyle toplardamarların genişleyerek belirgin hale gelmesidir. Kapakçıklar tam olarak kapanmadığında yukarıya doğru taşınan kanın bir kısmı geriye doğru kaçarak aşağıdaki damarların genişlemesine neden olur. Genişleme arttıkça kapaklar birbirinden uzaklaşır ve kaçakla birlikte damar genişliği de artış gösterir. Bu durum tedavi edilmezse dolaşım bozulacağı için ‘varis ülseri’ adı verilen yaraların oluşmasına neden olabilir. Tüm damarlarda görülme riski olmasına karşın en sık bacaklarda görülür. Kılcal damar problemi kozmetik problem olarak görülürken toplardamar genişlemesi ile mutlaka tedavi edilmesi gereken bir hastalık olarak ciddiye alınmalıdır. Kapakçık bozulmasına bağlı olarak ortaya çıkan toplardamar genişlemesi asıl sorun olup, tedavi edilmediğinde şikayetleri artarak bacak yaralarına ve pıhtılaşmaya neden olur. 

Varis oluşumu için risk faktörleri nelerdir?

  • Uzun süre ayakta kalma, sabit çalışma ve hareketsizlik
  • Ailede 1. derece akrabalarda varis görülmüş olması, 
  • Hamilelik,
  • Ergenlik, 
  • Menopoz, 
  • Düzenli doğum kontrol hapı kullanımı, 
  • 50 yaş ve üzerinde olmak, 
  • Fazla kilo, obezite. 

Belirtileri nelerdir?
Toplardamarlar cilt dışında belirginleşerek gözle görülür hale gelmeye başlar ve beraberinde kramplar, bacaklarda yanma, kaşınma, ağrı ve çekilmeler görülür. 

Varis kendi kendine geçer mi?
Hamilelerde görülen varisler genellikle doğumdan 2-3 ay sonra kendiliğinden geçebilir. Bunun dışında kalan varislerin mutlaka tedavi edilmesi gerekir. Aksine erken dönemde tedavi edilmeyen varisler ilerler ve şikayetlerde artış görülür. Damarlarda başlayan kanama yerini iyileşmesi zor yaralara bırakır. 

Tedavi yöntemleri nelerdir? 
Ameliyatlı ve ameliyatsız yöntemler olarak ikiye ayırmak mümkündür. Ameliyatlı yöntem kişinin günlük hayata dönüş süresini uzatan yöntemdir. Ameliyatsız yöntemde ise kişi gün içerisinde günlük aktivitelerine geri dönebilir hale gelir. Bu nedenle geçmişte ameliyat ile tedavi edilebilen varisler günümüzde ameliyatsız yöntemlerle de tedavi edilebilir hale gelmiştir. Hastanemizde Radyo Frekans Yöntemiyle Varis Tedavisi başarıyla uygulanmaktadır. Bu yöntemin damar içi ve cilt üzerinden olmak üzere 2 farklı uygulanış şekli mevcuttur. Cilt üzerinden uygulanan yöntem genelde kılcal damarlar ile sınırlı kalır. Varis damarlarına diz altından iğne ile girildikten sonra, ince bir radyofrekans kateteri yerleştirilip renkli doppler görüntü desteği ile 120°C enerji verilir. İğne kadar ince ucu ile kılcal damarlara milimetrik dokunuşlar yaparak etki eder. Damar içinden uygulanan yöntem ise Ultrason cihazı ile yapılır. Sorunlu damar tespit edilerek içerisinde çok ince bir tel sokulur. Sorunlu damarın boyunca ilerletilen tele enerji verilerek damarın tahrip olması sağlanır. İyileşme süresi kısadır. Kozmetik olarak oldukça başarılıdır. RF Ablasyon gerek lokal anestezi, gerekse genel anestezi altında ile yapılabilir. Hastanın uygulama sonrasında hastanede yatmasına gerek yoktur. 

BÖLÜM DOKTORLARIMIZ

FACEBOOKTWITTERINSTAGRAMGOOGLE +YOUTUBE